Hızlı Okuma Teknikleri İle Dakikada 38.000 Kelime Okuyun?

0.0
Sending
User Rating 5 (2 votes)

Sınavlara hazırlanan bir çocuğunuz varsa, onun üzerinden sizi sömürmeye çalışan bir sürü kurum ya da kişiyle karşılaşmışsınız demektir. dersane, etüd merkezi, özel ders veren kişiler, kitapçılar, sosyal aktivite merkezleri, eğitim koçları, hızlı okuma kursları vs. Bunların işe yarayanı var, yaramayanı var, işe yarayan yöntemleri dürüstçe uygulayan var, dolandırıcısı var. Özellikle son bir kaç yılda eğitim koçluğu, hızlı okuma kursları moda oldu. Çocuğunun eğitim hayatındaki başarısı için, hiç bir şeyi esirgemeyen aileler, ne yapıp yapıp bu yeni olanaklardan da çocuklarını yararlandırmak istediler.

Soruları Hızlı Okuyan Kazanıyor

Bu yazımızda üzerinde durmak istediğimiz konu, hızlı okuma. Hızlı okuma kursu tanıtımlarında bize en çok söyledikleri, çocuklarınız, çalışacağı konuyu ne kadar hızlı okursa, o kadar çok zaman kazanır. Sınavlarda süre çok önemli, pek çok çocuk süreyi yetiştiremediği için sınavlarda başarısız oluyor. Çocuğunuzun süre sorunu olmasın, bir bakışta soruyu okusun, daha az sürede daha çok soru çözsün.

Çocuğunuz Dakikada Kaç Kelime Okuyor?

Artık aileler arasındaki çocuk muhabbetlerine bu soru da girmiş durumda. Ne yazık ki her alanda olduğu gibi, eğitim alanında da ihtiyaçlarımız ve zaaflarımız üzerinden pazarlama yapmaktan çekinmeyenler, iliğimize kadar bu eksikliklerimizden yararlanma peşine düşmüş ve bizim algılarımızı kullanarak, korkularımızı ve beklentilerimizi iyice büyütmüştür. İşin daha da kötüsü, milli eğitim bakanlığı, bu kişileri okullarda tanıtım (reklam) yapma izni vermiş, araçlara doldurup bu kişilerin palavra dolu seminerlerine öğrenci taşımış, hatta kitaplarının, cdlerinin satışı için öğretmenlerini kurs vermeye zorlamıştır.

Dakikada 38 bin kelime okuyun

Bunu tabi ki ben söylemiyorum. Hızlı Okuma Derneğinin tespit edip, aşağıdaki video ile deşifre etmeye çalıştığı bir şahıs söylüyor. Hızlı okumada dünya rekoru sahibi! Ve bu iddia ile okulları dolaşıyor, öğretmenleri, velileri, öğrencileri ikna etmeye çalışıyor. Eğitim kurumuna, milli eğitim bakanlığının yetkililerinden ve valiliklerden izin almak suretiyle kurumsal bir güven aşılayan şahıs, elbette bazılarını kandırarak, paralarını gasp ediyor. Çoğu zaman bu kurslara katılım için ikna edilen veli oluyor, veli de çocuğunu, kendisine hiç sormadan bu kursa gönderiyor. Bilimsel olarak mümkün olmayan bu vaat, doğal olarak yerine gelmeyince de, kurs yeri, eğitimin başarısızlığını, öğrencinin gerekli çalışmayı, yeterli düzeyde yapmamasına bağlıyor. Aksi yönde bir ispat mümkün mü, o şartlarda değil. İnanmasanız da, eliniz mahkum, boynunuzu bükerek kabulleniyorsunuz bu açıklamayı.

Hızlı Okuma Derneğinin Videosu

——-

Hızlı Okuma Teknikleri Ne Kadar Yararlı?

Aslında hızlı okuma değil, anlayarak hızlı okuma demek gerekiyor. Bizim peşinde koştuğumuz şey bu. Peki böyle bir şey, söylenildiği gibi ve söylenildiği kadar mümkün mü? Elbette, belirli teknik ve çalışmalarla okuma hızını, anlayarak okuma hızını yükseltmek mümkün. Ama her şeyde olduğu gibi, bunun da bir sınırı var.

Hızlı okuma derneği, ortalama insanın anlayarak okuma hızının 150-200 kelime olduğunu ve belirli tekniklerle çalışarak bu hızı 3-4 katına çıkarma olanağının bulunduğunu söylüyor. Ayrıca ek olarak, şu ana kadar yapılan çalışmalarda, anlayarak okuma hızının maksimum 1350 kelimeyle sınırlı olacağını belirtiyor. 800-900 kelimeye kadar yükseltilen okuma hızında, anlama oranının da yükseldiğini, ama bu seviyeden sonra, anlama oranının yavaş yavaş düştüğünü, 1350 kelimenin üstündeki okuma hızlarında anlama işlevinin gerçekleşmeyeceğini ifade ediyor.

Çocuklarının bulunduğu kapıdan, sömürülmeye hazır yürekleri olan siz velilerimize, anne babalarımıza buradan sesleniyoruz. Lütfen, çocuğunuzun söz konusu olduğu her şeyde, kollarınızı sonuna kadar açmayınız. Bu kadar fırsatçının olduğu bir dönemde, tam tersine çocuğumuz üzerinden gelen her pazarlama faaliyetine kuşkuyla yaklaşmalı, kat kat fazla sorgulamalıyız bu teklifleri. Unutmayınız ki, onun geleceği için fırsatçılara, dolandırıcılara kaptırdığınız her kuruş, çocuğunuzun geleceğinden aktardıklarınızdır.

Okullarda verilen seminerlerin hepsi güvenilir değildir, milli eğitim yetkilileri, şahısların güvenilirliğini araştırmaz. Tanıdıklar aracılığı ile de onaylar alınabilir. Çocuğunuzun okulu kullanılarak size ulaşıldığında, okulunuzun gerçekten bu faaliyette yer alıp almadığını okul yönetimlerine sorunuz. Çünkü bu yolla pek çok veli kandırılmıştır bu güne kadar. Size eğitim, kurs vaadinde bulunanlar, öncelikli olarak para kazanmak istemektedirler. Bu işi dürüstçe yapıyor bile olsalar, nihai hedef, size sundukları hizmet karşılığında para kazanmaktır. Vaat ne kadar büyükse, içerdiği yalan da o derece fazladır.

Nasıl Karar Vermeli?

Konumuz olan hızlı okuma kurslarına da aynı çerçevede bakmalısınız. Çocuğunuzu böyle bir kursa yönlendirecekseniz, ya da kendiniz böyle bir kursa başlıyorsanız, vaatlerinden çok yaptıklarına ve kullandıkları kaynaklara bakın. Önceden bu kursa gitmiş olanları bulup onlarla görüşmeye çalışın. Araştırma, soruşturma dönemini olabildiğince uzun tutun. Paniğe kapılıp, kampanya cazibelerine aldanıp acele karar vermeyin. Size birisi eğitimle ilgili bir tanıtım yapıp, hemen o an karar vermenizi ve satın almanızı istiyorsa, büyük oranda dolandırılmaya, kandırılmaya yakınsınız demektir. Bu konuda en önemli şey, asla tanıtımın içinde ve hemen ardından karar vermemektir. Kendinize mutlaka zaman tanıyın. Bu zaman konusunda ısrarcı olun, pazarlamacı hemen şimdi olmazsa kaybedeceğinizi söylese de aldırmayın. Her zaman üç aşağı- beş yukarı bir fırsat yakalarsınız. Size düşünme zamanı tanımayan fırsat, emin olun karşıdakinin fırsatıdır.

Zaaflarımız üzerinden sömürülmediğimiz bir gelecek dileğiyle…

Leave a Reply